top of page

FATMA ANA

24 Ağu
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Ağu

Bir kadın sonbahar çığlığında katlediliyordu.

Gördüm.

Sonbaharın katli tenindeydi.


***

Kurudukça güneşin mayası.

Ölü derisini dişliyordu her gün.

İnsan soluğuna bir kadın teni değiyordu.

Sermişti yavrusunu bacaklarına.

Buruşuk alnında tarihin ezmeli bahçeleri.

Ne ezilmişti ?!

Önce anası,

Sonra dıdısı tarafından.


***

Zebunkûş devletse başını kesmiş. Nikâhı bacağına ve bolca doğurganlığına basmıştı.

9 ay sonra.

Ana rahminden

Dıdı aklından bir göynükle dökülmüştü, ıslaklık.


***


O daha doğmadan

Anası doğarken.

Mimlenmiş, lime lime edilmiş bir vajinadan akmıştı soyu sopu.


***


Ah yürüdüğü yol zift karası !

Soluğu yüzüne çarpık.

Bastıkça ayağına – sıcak terbezlerine yapışık sıhrîler ağırlardı onu.

Kaçış ‘‘YOK’’ !


***Geçmişe dönüş.


Gördü.

‘‘Fatma Ana’’ orada.


Hatırladı anasının adamlarını.

Tiksindi.

Öptü  dudaklarından.

Attı adamları bir bir :


‘‘Yeter  müstebitliğiniz!’’

‘‘Ben bu dünyanın en canhıraş vaktinde kadınlığımı arıyorum.  O nerede ?’’


(Koyak’ın arasında kara bir kedi, cam kasesi gözleriyle)



‘‘  Anneee gel ! Buradayım. Kedinin tüyünde saklamışlar bizi. Onlardan korkarız sandılar.’’



***


İki kadın.


Araladılar tüylü efsunu.

Fatma Ana baktı,

Şaşırdı...

...

...

...

Hırlama mı ?  Hayır, Yok!



***

  

Ömrü  kadınlığını aramakla geçti. Bulunan: Yeis.

Zaman çoğaldı. Etler  parçalandı.

MORLU BUZ - CAN’SİZ DUDAKLAR sarardı.

Soluğuna sarı sıcak yelesi düştü.

Aldı eline.

Parmaklarının arasından toz olup döküldü, zift karası.


***


Ölüm gerçekti.

Babası ve babasından önceki babaları çalmıştı, annesinin gözlerini.

Baktı... baktıkça Fatma’nın elleri, yoku kabul etti.

Kutsal ekmek (!) çalıntı.

Buğdaylar tandurda kaybedilen parmaklarla yoğrulur-şişer-kızarır.- Tam 15 yaşında kaynanalar sırtındayken...


***


Baktı... baktıkça  annesinin memeleri, yoku kabul etti.

Aynadan gördü ağzını. Memeleri - bir dilim ağızlığındaydı.

Arkasına döndü.

Kardeşler morg sofrasında.

7 kardeşte 7 dilim.


‘‘ Çıkarın ekmekle sütü. Tükürün! Size tükürün dedim!!’’


***


Bir an önce toprağı solumak istercesine alelacele.

Baktı... baktıkça annesinin kokusu, yoku kabul etti.

Sevinç içinde titredi.


***


Fatma Ana  ‘‘yoku kabul etti’’. Hem de ne yok oluş. Hiçbir uzvu görünmüyordu.

O yokladı tenini.

Yok’ladıkça eli, annesinin tenine gömülüyor 8 parmak memesinde.


***


Derin bir cerahattı asfalttaki kedi, asfalttaki anne.



*** Bugüne dönüş.


40. yaşında.

Utu yakıyordu, genzine düşücü tüm gerçeklerle.

Varoluş sebebini bulmak için çıktığı yolda zürriyetinin kaybını gördü.

Çıplak -tüysüz - bacakları hafif aralıklı tavuğu nasıl da gururla parçaladığını fark ettiğindeyse irkildi.

Erbain vaktindeydi.





‘‘Taybet Ana’yı kan kurusuyla yollarına yapıştıran,

         köpeklerin derisindeki sancılara inat;

Taybet Ana’ya,

anneme ve

çok kadınlara ithafen ’’








 
 
 

Yorumlar


bottom of page